top of page

YAZILARI

İrem TUĞRAL

Altın Çerçeveli Profesyonel Portre.png

BİR GÜZ VAKTİ 

​

     Bir yaz sonu, vakit kışa uğramadan bahardan nasiplenmek isteyenlerin durağı, ilkbaharın çift  yumurta ikizi, üşüyen kardeşi:  Sonbahar. Her şey kendi hızında akar, durması gereken durur. 

​

     Devam etmek isteyen, kendini olağan hızına bırakır. Koşturmacalar, günlük telaşlar nefes alır.  Kalabalık zihinlerin dur vakti bir mevsim, sonbahar. Yazdan sonra kışa varmadan bir bahar. ‘’ Güz Bahar’’

 

     Doğanın renk cümbüşünün yaprakların dansıyla kendini gösterdiği bu geçiş dönemi, duyguları da  etkisi altına alır. Yaz mevsiminin heyecanlı hareketliliği yerini sükunete bırakınca insan zihni de  kendini sessizliğe teslim eder. Bu sessizlik demini alınca içimizdeki sesler yeniden yükselir. 

 

     Hayatımızın bu eylül vakti,  yeni kararların girizgah bölümüdür. Eylül, kızıldan sarıya çalan yaprakların arasında elleri ceplerinde yürüyordu. Hava eldiven  takmak için yeterince soğuk değilse de ellerini sallandıracak kadar güneşli de değildi. Hayatının bu döneminde vedalaşmak zorunda kaldığı masa başı işini bir gün arayacağını hiç düşünmemişti. Oysaki çalıştığı her gün, mesainin bitmesine ne kadar kaldığını kontrol etmekten  zihni kum saatine dönüşmüştü. Her ne olursa olsun, bir kadının kendi parasını kazanırken sosyal  hayatın içinde kendine bir yer edindiği gerçekti. Şikayet ettiği, hayıflandığı durumları şimdi  hasretle anıyordu. İnsan, hep böyle miydi? İçinde bulunduğu durumdan memnuniyetsiz;  sanki  başka bir yerde, farklı koşullarda olsa çok mutlu olacakmış hissiyatında. Oysa, gittiği her yere kendini de götürüyordu. Umutlarını, kaygılarını, hayallerini, sevinçlerini de bavuluna koyuyordu. 

​

     Emekliye ayrılınca çok mutlu olacağını, hayatına yeni bir pencere açılacağını düşünmüştü. Şimdi en sevdiği vakit, güz sabahıydı. Renkli doğanın içinde adım atarken kendi ruhunun renklerini  izliyordu. 

 

     Yazdan güze geçerken kendi duygu değişimlerini gözlemliyordu. Gözü yolun karşısında duran kara kediye takıldı. Nasıl da kendi yolunda, dünyayı umursamaz tavrıyla her şeye kafa tutuyordu. 

 

     Dünya,  doğal akışında ilerlerken  insanın kendine bu denli müdahalesinin ve kendini bu derece önemseyişinin ömrüne ne derece katkısı olacaktı? 

​

     Eylül, sırtındaki düşünceleri toprağa bırakırken bohçasına yeni düşünceler koymuş, adımlarını düşünmeden atıyordu. İlerlemesi için bir ayağını diğerinin önüne koyması ve bunu tekrarlaması yeterliydi. 

​

     Aslında hayat da böyle değil miydi? Düşünmeden adımlamak, ilerlemenin ilk şartıydı. Şimdi güz mevsimi, ardından kış gelecek. Doğa şovunu yaparken insanın payına yine izlemek düşecek. 

​

     Eylül, saatine baktı. Kaç bin adım atmış, kaç kalori yakmıştı? Hangi düşünceyi sokaklara salıp hangilerini kendine saklamıştı? Yürüyüş yolundaki çiçekler, boyunları  bükük birer çocuktular şimdi. Elbet, mevsim değişir;  çocuklar yeniden toprağa kök salar diye geçirdi içinden. Kendi 

ruhunun renkleri de değişecekti. Tüm karalarını gökkuşağına bulayacaktı. Hayat varsa, umut da vardı. 

​

     On bin adımı tamamlamış mıydı? Yürünecek ne kadar yolu vardı? Bu düşünceleri toprağa bırakıp kara kediye selam çaktı. Yapraklar kızıl, gökyüzü masmavi. Doğanın kendi içindeki ahengine hayran kaldı. Her şey doğal akışında ve muazzamdı. 

 

     Eve dönüş yolunda kendine hazırlayacağı kahvaltıyı düşündü, ocaktaki  çayın fokurtusunu hayal etti. Hayat, devam ediyordu. 

​

​

         BooKmaj, 4Life Multidisipliner Sanat Platformu adına yayımlanan Multidisipliner Sanat Dergisi'dir. 2026 yılında E. Burcu BİLGİLİ ve Koray SIPÇIKOĞLU tarafından oluşturulan bu platform Sanat, Felsefe ve Bilim üzerine hem akademisyen hem amatör emekçilerin eser ve çalışmalarını içermekte ve toplumsal bilgi paylaşımı amaçlı faaliyet göstermektedir. Sanat, Felsefe ve Bilim değerlerinin birbirini besleyen örüntülerini sunmak başta olmak üzere hem klasik metod ve ekolleri hem de yenilikçi çalışmaları içermektedir. Tüm paylaşımların hukuki hak ve sorumlulukları yazar ve üreticilerine aittir. İzinleri dahilinde paylaşılmaktadır. 

​

BooKmaj Yayın Kurulu

​

YAYINCI ve İMTİYAZ HAKLARI SAHİBİ: 4Life PRODUCTIONS

GENEL YAYIN YÖNETMENİ: E. Burcu BİLGİLİ

SANAT YÖNETMENİ: Koray SIPÇIKOĞLU

YAYIN KURULU VE DANIŞMANLAR: Dr. Mehmet Reşat BULUT, Fazilet AKARÇAY, Betül BAŞAR,

Duygu ÇATALTAŞ SIPÇIKOĞLU, Hakan BİLGİLİ. Mehtap BAŞ. Miray ANKÂOĞLU

SESLİ DERGİ KOORDİNATÖRÜ: Rana TOKA

SPONSORLUK ve REKLAM KOORDİNATÖRÜ: Melisa Zeynep AVCI

FOTOĞRAF VE GÖRSEL KOORDİNATÖRÜ: Sufi Kerem ÇALIŞIR

MEDYA KOORDİNATÖRÜ: Yaren SAFA

HUKUK SORUMLUSU: Av. Resul ULUDAĞ

​

BooKmaj'a Sanat Sponsoru olmak isteyenler için:

IBAN: TR96 0006 2000 7420 0006 2925 23

Açıklamaya lütfen Bookmaj Sanat Dergi Sponsorluk yazmayı unutmayın. 

​​​

Bilgi almak ve iletişim için: iletisim@bookmaj.com

Yeni çalışmalarınızı göndermek için: platform@bookmaj.com

​

logo.jpg

© 2026 by 4Life Productions 

bottom of page