

RÖPORTRAŞ
Eser Sözkeser, Sokrates'le Bilgiyi Konuştu:
“Hiçbir şey bilmiyorsanız sizi neden dinliyoruz üstat?”
Yazan: Koray SIPÇIKOĞLU
UYARI: Bu röportaj tamamen hayal ürünüdür. Sokrates böyle bir röportaj vermemiştir. Zaten verseydi muhtemelen soruları kendisi sorardı.
Eser Sözkeser
Bu ay Röportraş'ın konuğu Batı felsefesinin en önemli isimlerinden Sokrates. Filozof.
Atina sokaklarında insanlarla konuşmuş. Sürekli soru sormuş. İnsanların bildiklerini sandıkları şeyleri aslında bilmediklerini göstermeye çalışmış. Kitap yazmamış. Makale yazmamış. Not bırakmamış. Üstelik derslerinden para da almamış. Dosyayı incelediğimde mesleki açıdan bazı soru işaretleri oluştu. Kendisini çağırdım. Sonradan öğrendim ki soru işareti konusunda kendisi de oldukça tecrübeliymiş.
ESER SÖZKESER: Üstat hoş geldiniz.
SOKRATES: Hoş bulduk.
ESER: Öncelikle nasılsınız?
SOKRATES: Sizce iyi olmak nedir?
ESER: Daha başlamadık.
SOKRATES: Siz sordunuz.
ESER: Nezaketen sordum.
SOKRATES: Nezaket nedir?
ESER: Üstat...
SOKRATES: Buyurun.
ESER: Soruları ben soracağım.
SOKRATES: Neden?
ESER: Röportaj bu.
SOKRATES: Bir konuşmayı röportaj yapan nedir?
ESER: Bakın böyle giderse anlaşamayacağız.
SOKRATES: Anlaşmak nedir?
ESER: Daha ikinci dakikadayız.
“HİÇBİR ŞEY BİLMİYORUM” MESELESİ
ESER: Size yaygın olarak atfedilen çok meşhur bir söz var.
SOKRATES: Nedir?
ESER: “Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.”
SOKRATES: Düşüncemi özetlemek amacıyla kullanılan bir ifade. Fakat benim bunu tam olarak bu sözcüklerle söylediğimi gösteren doğrudan bir metnimiz yok.
ESER: Daha ilk soruda sözünüzü inkâr ettiniz.
SOKRATES: İnkâr etmedim.
ESER: Söylediniz mi?
SOKRATES: Tam olarak bu biçimde değil.
ESER: Kim söyledi?
SOKRATES: Mesele kimin söylediğinden çok, insanın kendi bilgisinin sınırlarını fark etmesidir.
ESER: Ama söz sizin diye geziyor.
SOKRATES: Evet.
ESER: Telif alıyor musunuz?
SOKRATES: Hayır.
ESER: Kupa yapmışlar.
SOKRATES: Ne?
ESER: Tişört var.
SOKRATES: Bilmiyorum.
ESER: Magnet bile gördüm.
SOKRATES: İlginç.
ESER: Hiçbir şey bilmediğiniz doğruymuş.
MANTIKSAL BİR PROBLEM VAR
ESER: Şimdi bu sözü biraz inceleyelim.
SOKRATES: Memnuniyetle.
ESER: Hiçbir şey bilmiyorsunuz.
SOKRATES: İnsan bilgisinin sınırlılığını vurguluyorum.
ESER: Ama hiçbir şey bilmediğinizi biliyorsunuz.
SOKRATES: Bu, kendi bilgisizliğinin farkında olma düşüncesidir.
ESER: O zaman bir şey biliyorsunuz.
SOKRATES: Evet, bir bakıma—
ESER: Demek hiçbir şey bilmediğiniz yanlış.
SOKRATES: Sözü kelimesi kelimesine—
ESER: Daha beş dakikada çöktü.
SOKRATES: Çökmedi.
ESER: Üstat ben muhasebeci değilim ama hesap tutmuyor.
MESLEĞİNİZ NEDİR?
ESER: Mesleğiniz filozof.
SOKRATES: Bugün beni böyle tanımlıyoruz.
ESER: O dönemde kartvizitte ne yazıyordu?
SOKRATES: Kartvizitim yoktu.
ESER: Ne iş yapıyordunuz?
SOKRATES: İnsanlarla konuşuyor, sorular soruyor, onların düşüncelerini incelemelerine yardımcı oluyordum.
ESER: Para?
SOKRATES: Öğretim için ücret talep etmiyordum.
ESER: Ücretsiz?
SOKRATES: Evet.
ESER: Kaç yıl?
SOKRATES: Uzun yıllar.
ESER: Evdekiler bir şey demedi mi?
SOKRATES: Eşim Xanthippe'yi mi kastediyorsunuz?
ESER: Evet.
SOKRATES: Maddi koşullarımızın kolay olduğunu söyleyemem.
ESER: Normal.
SOKRATES: Neden?
ESER: Adam sabah evden çıkıyor.
SOKRATES: Evet.
ESER: Akşama kadar millete soru soruyor.
SOKRATES: Evet.
ESER: Akşam eve para yok.
SOKRATES: ...
ESER: Ben Xanthippe Hanım'ı anladım.
SOKRATİK YÖNTEM
ESER: Sokratik yöntem denen şey nedir?
SOKRATES: İnsanlara doğrudan cevap vermek yerine sorular aracılığıyla düşüncelerindeki varsayımları incelemelerine yardımcı olmaktır.
ESER: Yani cevabı bilmiyorsunuz.
SOKRATES: Hayır.
ESER: Karşıya soruyorsunuz.
SOKRATES: Amaç birlikte düşünmek.
ESER: Ben çocukken ödevi yapmayınca aynı yöntemi kullanıyordum.
SOKRATES: Nasıl?
ESER: Öğretmen “Ödev nerede?” diyordu.
SOKRATES: Evet?
ESER: “Hocam sizce ödev nedir?” diyordum.
SOKRATES: Sonuç?
ESER: Düşük not.
SOKRATES: Yöntemi doğru kullanmamışsınız.
ESER: Eğitim sistemi hazır değilmiş.
ŞİMDİ SOKRATES SORUYOR
SOKRATES: Size bir soru sorabilir miyim?
ESER: Bir tane.
SOKRATES: Sizce bilgi nedir?
ESER: Bir şey hakkında bildiğimiz şey.
SOKRATES: Peki yanlış bildiğimiz bir şey bilgi midir?
ESER: Değildir.
SOKRATES: O hâlde bir şeyin doğru olduğunu nasıl biliriz?
ESER: Araştırırız.
SOKRATES: Araştırmanın doğru olduğunu nasıl biliriz?
ESER: Kaynaklara bakarız.
SOKRATES: Kaynağın doğru olduğunu nasıl biliriz?
ESER: Başka kaynaklara bakarız.
SOKRATES: Peki onların doğru olduğunu?
ESER: Üstat...
SOKRATES: Buyurun?
ESER: Soruyu ben soruyordum.
SOKRATES: Emin misiniz?
ESER: Evet.
SOKRATES: Emin olmak bilgi midir?
ESER: Mikrofonu bırakın.
KİTAPLARINIZ NEREDE?
ESER: Yazdığınız kitaplara gelelim.
SOKRATES: Kitap yazmadım.
ESER: Hiç?
SOKRATES: Hiç.
ESER: Makale?
SOKRATES: Hayır.
ESER: Deneme?
SOKRATES: Hayır.
ESER: Günlük?
SOKRATES: Hayır.
ESER: Not?
SOKRATES: Hayır.
ESER: Alışveriş listesi?
SOKRATES: Hatırlamıyorum.
ESER: Sonunda dürüst bir cevap.
SOKRATES: Teşekkür ederim.
ESER: Peki iki bin dört yüz yıldır sizi nereden biliyoruz?
SOKRATES: Özellikle Platon'un diyaloglarından. Ayrıca Xenophon ve Aristophanes gibi başka antik kaynaklardan.
ESER: Yani içerikleri başkaları girmiş.
SOKRATES: Böyle söylemeyelim.
ESER: Platon hesabı yönetmiş.
SOKRATES: Hayır.
ESER: Ghostwriter?
SOKRATES: Hayır!
ESER: Siz konuşmuşsunuz, çocuk yazmış.
SOKRATES: Platon büyük bir filozoftur.
ESER: Editör de diyebiliriz.
PLATON'LA İLİŞKİLER
ESER: Platon öğrenciniz.
SOKRATES: Evet.
ESER: Siz kitap yazmıyorsunuz.
SOKRATES: Evet.
ESER: Platon yazıyor.
SOKRATES: Evet.
ESER: Bugün bütün dünya sizi tanıyor.
SOKRATES: Evet.
ESER: Platon'un hakkını yemeyelim.
SOKRATES: Zaten yemiyorum.
ESER: Kitabın kapağında adı var mı?
SOKRATES: Kitap benim değil!
ESER: Tamam, kızmayın.
SOKRATES: Kızmıyorum.
ESER: Kızmak nedir diye sormayın.
SOKRATES: Sormayacaktım.
ESER: Gözünüzden anladım.
ATİNA SOKAKLARINDA NE YAPIYORDUNUZ?
ESER: Gün boyunca Atina sokaklarında insanlarla konuşuyorsunuz.
SOKRATES: Evet.
ESER: Tanımadığınız insanlarla?
SOKRATES: Çoğu zaman.
ESER: Mesela adam pazara gidiyor.
SOKRATES: Olabilir.
ESER: Önünü kesiyorsunuz.
SOKRATES: Önünü kesmek demeyelim.
ESER: “Erdem nedir?” diyorsunuz.
SOKRATES: Böyle bir soru sorabilirim.
ESER: Adam domates almaya çıkmış.
SOKRATES: Bunun önemi yok.
ESER: Adamın açısından var.
SOKRATES: Sorgulanmamış bir hayat—
ESER: Adam domates alacak üstat.
SOKRATES: Ama insan kendisini sorgulamalıdır.
ESER: Önce domatesi alsın.
“SORGULANMAMIŞ HAYAT YAŞAMAYA DEĞMEZ”
ESER: Size atfedilen bir başka meşhur düşünce:
“Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.”
SOKRATES: Platon'un Savunma metninde buna karşılık gelen düşünce yer alır.
ESER: Her şeyi sorgulayacağız yani.
SOKRATES: İnsan kendi yaşamını, değerlerini ve inançlarını incelemelidir.
ESER: Sabah kahvaltısı?
SOKRATES: Onu kastetmiyorum.
ESER: “Neden peynir?”
SOKRATES: Hayır.
ESER: “Zeytin gerçekten zeytin midir?”
SOKRATES: Hayır!
ESER: “Yumurtanın özü nedir?”
SOKRATES: Mösyö Sözkeser...
ESER: Sorguluyoruz.
SOKRATES: Her şeyi anlamsızlaştırmak sorgulamak değildir.
ESER: Çayı sorgulamayalım mı?
SOKRATES: ÇAYI İÇİN!
DELPHİ KÂHİNİ DOSYASI
ESER: Bir de Delphi meselesi var.
SOKRATES: Evet.
ESER: Arkadaşınız Chaerephon, Delphi'deki kâhine sizden daha bilge biri olup olmadığını soruyor.
SOKRATES: Platon'un aktardığı hikâye budur.
ESER: Cevap?
SOKRATES: Benden daha bilge kimsenin olmadığı yönünde.
ESER: Siz ne yaptınız?
SOKRATES: Bunun ne anlama geldiğini anlamaya çalıştım.
ESER: Ben olsam Instagram'a koyardım.
SOKRATES: Neyi?
ESER: “Delphi onaylı filozof.”
SOKRATES: Hayır.
ESER: Mavi tik gibi.
SOKRATES: Hayır.
ESER: Bio'ya da “Atina'nın 1 numarası.”
SOKRATES: Tam tersine, kendi bilgimin sınırlılığını fark ettim.
ESER: Pazarlama yine sıfır.
MAHKEME DOSYASI
ESER: Sonra başınız derde giriyor.
SOKRATES: Evet.
ESER: Yargılanıyorsunuz.
SOKRATES: Evet.
ESER: Suçlamalar arasında gençleri yozlaştırmak ve kentin tanrılarına inanmamak var.
SOKRATES: Evet.
ESER: Avukat?
SOKRATES: Savunmamı kendim yaptım.
ESER: Büyük hata.
SOKRATES: Neden?
ESER: Mesleğiniz avukat değil.
SOKRATES: Kendi düşüncelerimi kendim savunabilirim.
ESER: Sonuç?
SOKRATES: Ölüm cezası.
ESER: İşte.
SOKRATES: Bu, savunmamın yanlış olduğu anlamına gelmez.
ESER: Üstat sonuç odaklı bakalım.
“ÖZÜR DİLESENİZ OLMAZ MIYDI?”
ESER: Mahkemede biraz alttan alsaydınız?
SOKRATES: İnandığım düşüncelerden vazgeçmek istemedim.
ESER: “Yanlış anlaşıldım” falan.
SOKRATES: Hayır.
ESER: Basın açıklaması.
SOKRATES: Hayır.
ESER: “Sözlerim bağlamından koparıldı.”
SOKRATES: Hayır!
ESER: “Atina halkından özür diliyorum.”
SOKRATES: İnanmadığım bir şeyi neden söyleyeyim?
ESER: Kriz iletişimi.
SOKRATES: Hakikat kriz iletişiminden önemlidir.
ESER: PR ajansınız yokmuş belli.
BALDIRAN ZEHİRİ
ESER: Sonunda baldıran zehri içiyorsunuz.
SOKRATES: Evet.
ESER: Size veriyorlar.
SOKRATES: Evet.
ESER: İçiyorsunuz.
SOKRATES: Evet.
ESER: Son kullanma tarihi?
SOKRATES: Ne?
ESER: Baktınız mı?
SOKRATES: Zehir zaten ölmem için verildi.
ESER: Bozuksa?
SOKRATES: Daha mı çok öleceğim?
ESER: Gıda güvenliği ayrı konu.
SOKRATES: Zehir gıda değildir!
ESER: Ağızdan alınıyor.
SOKRATES: Bu ölçütle ilaç da yemek olur!
ESER: Güzel noktaya geldiniz.
SOKRATES: Hayır, gelmedik.
KAÇMA ŞANSINIZ VARMIŞ
ESER: Dostlarınızın sizi hapisten kaçırma ihtimali üzerine konuştuğu aktarılıyor.
SOKRATES: Platon'un Kriton diyaloğunda bu konu ele alınır.
ESER: Siz kaçmıyorsunuz.
SOKRATES: Evet.
ESER: Neden?
SOKRATES: Yaşamım boyunca savunduğum ilkelerle çelişmek istemedim.
ESER: Kapı açık mıydı?
SOKRATES: Mesele kapının açık olup olmaması değil.
ESER: Ben olsam bir bakardım.
SOKRATES: Nereye?
ESER: Dışarı.
SOKRATES: Neden?
ESER: İnsan merak eder.
SOKRATES: Sizce özgürlük nedir?
ESER: Hah! Yine başladı.
SOKRATES ESER'İ SIKIŞTIRIYOR
SOKRATES: Mösyö Sözkeser, şimdi ben size birkaç soru soracağım.
ESER: Röportajın formatında yok.
SOKRATES: Neden soru sormaktan çekiniyorsunuz?
ESER: Çekinmiyorum.
SOKRATES: O hâlde cevaplayın.
ESER: Buyurun.
SOKRATES: Siz iyi bir insan mısınız?
ESER: Elbette.
SOKRATES: İyi insan nedir?
ESER: İyi olan insan.
SOKRATES: “İyi” ne demektir?
ESER: Kötü olmayan.
SOKRATES: Kötü nedir?
ESER: İyi olmayan.
SOKRATES: O hâlde hiçbirini tanımlamadınız.
ESER: Tanımladım.
SOKRATES: Bir şeyi karşıtıyla açıklamak onu bilmek midir?
ESER: Bence yeterli.
SOKRATES: “Yeterli” neye göre?
ESER: Bana göre.
SOKRATES: Siz ölçü müsünüz?
ESER: Bu programda evet.
İŞLER KÖTÜLEŞİYOR
SOKRATES: Mutlu musunuz?
ESER: Evet.
SOKRATES: Mutluluk nedir?
ESER: İnsan kendini iyi hissedince.
SOKRATES: Uyuşturucu kullanan biri de kendini iyi hissedebilir. Bu mutluluk mudur?
ESER: Üstat dergi aile yayını.
SOKRATES: Örnek veriyorum.
ESER: Başka örnek verin.
SOKRATES: Çok zengin biri mutsuz olabilir mi?
ESER: Olabilir.
SOKRATES: Fakir biri mutlu olabilir mi?
ESER: Olabilir.
SOKRATES: O hâlde mutluluğun kaynağı nedir?
ESER: Ben buraya sizi röportaj yapmaya çağırdım.
SOKRATES: Bundan mutlu musunuz?
ESER: Başta mutluydum.
ESER KAÇMAYA ÇALIŞIYOR
ESER: Son birkaç sorumuz.
SOKRATES: “Son” nedir?
ESER: Bitecek.
SOKRATES: Biten her şey son mudur?
ESER: Evet.
SOKRATES: Başlangıç nerede biter?
ESER: Ortada.
SOKRATES: Orta nerede başlar?
ESER: Üstat.
SOKRATES: Buyurun?
ESER: Susmak nedir?
SOKRATES: Güzel soru.
ESER: Uygulamalı gösterebilir misiniz?
SON SORU
ESER: Gerçekten son soru.
SOKRATES: Buyurun.
ESER: Sizce iyi bir hayat nedir?
SOKRATES: Önce “iyi” derken neyi kastettiğimizi—
ESER: Başlamayın yine.
SOKRATES: Ama soruyu siz sordunuz.
ESER: Cevap verin.
SOKRATES: Bir cevabın cevap olduğunu nereden—
ESER: ÜSTAT!
SOKRATES: Buyurun?
ESER: Eve gideceğim.
SOKRATES: Ev nedir?
ESER: Dört duvar.
SOKRATES: Dört duvarı olan her yer ev midir?
ESER: Hayır.
SOKRATES: O hâlde ev nedir?
ESER: İnsan yaşar.
SOKRATES: Hapishanede de insan yaşar.
ESER: Orası ev değil.
SOKRATES: Neden?
ESER: Çünkü çıkamıyorsun.
SOKRATES: O hâlde evi ev yapan özgürlük müdür?
ESER: Ben gidiyorum.
SOKRATES: Gitmek nedir?
ESER: Kapıdan çıkmak.
SOKRATES: Pencereden çıkarsanız gitmiş olmaz mısınız?
ESER: Olurum.
SOKRATES: O hâlde gitmek kapıdan çıkmak değildir.
ESER: Tamam!
SOKRATES: “Tamam” nedir?
ESER: RÖPORTAJ BİTTİ!
SOKRATES: Bittiğine nasıl karar verdiniz?
ESER: BEN KARAR VERDİM!
SOKRATES: Siz kimsiniz?
ESER: ...
SOKRATES: Gerçekten.
ESER: ...
SOKRATES: Siz kimsiniz?
ESER: Eser Sözkeser.
SOKRATES: Bu sizin adınız.
ESER: Evet.
SOKRATES: Ben kim olduğunuzu sordum.
ESER: ...
SOKRATES: Adınızla kendiniz aynı şey misiniz?
ESER: ...
SOKRATES: Adınız değişse siz değişir misiniz?
ESER: ...
SOKRATES: O hâlde siz kimsiniz?
ESER: GÜVENLİK!
RÖPORTRAŞ NOTU
Görüşme bu noktada sona erdi. Daha doğrusu Eser Sözkeser sona erdiğini düşündü. Sokrates, koridorda Eser'in arkasından yürüyerek soru sormaya devam etti.
“Güvenlik nedir?”
“Bir insan kendisini neden güvende hissetmek ister?”
“Korku nedir?”
“Korkmadığını söyleyen insan gerçekten korkmuyor mudur?”
Eser Sözkeser binadan çıktı. Sokrates peşinden çıktı. Eser taksiye bindi. Sokrates camdan:
“Bir yere ulaşmakla yolculuğu bitirmek aynı şey midir?” diye sordu.
Eser camı kapattı. Yaklaşık üç saat sonra Eser Sözkeser'den yazı işleri grubuna şu mesaj geldi:
“Arkadaşlar ben kimim?”
Kendisine:
“Eser Sözkeser” diye cevap verdik.
Beş dakika sonra mesaj geldi:
“O benim adım.” Ardından: “Ben kimim?” Telefonunu kapatmasını söyledik.
Ertesi sabah Eser Sözkeser büroya geldi. Uzun süre sessizce masasında oturdu. Sonra dosyasını açtı ve Sokrates hakkında şu değerlendirmeyi yazdı:
SOKRATES
Meslek: Belirsiz
Yayın: Yok
Gelir modeli: Yok
Kitap: Yok
Sosyal medya: Yok
Cevap: Yok
Soru: Çok fazla
Genel değerlendirme:
“Bilgili olabilir. Net konuşmuyor.”
Altına da küçük harflerle ekledi:
“Bir daha filozof alınmayacak.”
Yaklaşık on dakika sonra bu cümlenin üzerini çizdi. Yanına şunu yazdı:
“Ama filozof nedir?”
Eser Sözkeser'in durumunu yakından takip ediyoruz. Araştırmalarımız sürüyor.
Röportraş'ta yer alan söyleşiler tamamen kurmaca, mizah ve parodi amacıyla hazırlanmıştır. Tarihî kişilere atfedilen diyaloglar gerçek beyan değildir.
