

UYARI: Bu röportaj tamamen hayal ürünüdür. Jules Verne böyle bir röportaj vermemiştir. Vermiş olsaydı da muhtemelen yarısında kalkıp giderdi.
Eser Sözkeser:
Bu ay Röportraş'ın konuğu, bilimkurgunun öncülerinden, geleceği daha gelmeden yazan, denizaltıyı bizim mahalleye internet gelmeden çok önce hayal eden büyük yazar Jules Verne. Kendisiyle Paris'te buluşmayı planlamıştık. 1905 yılında öldüğünü öğrenince programda küçük bir değişiklik yapmak zorunda kaldık. Röportajı hayalî olarak gerçekleştirdik. Zaten kendisi de hayal gücüyle geçiniyordu. Anlaşacağımızı düşündüm.
ESER SÖZKESER: Sayın Verne, hoş geldiniz.
JULES VERNE: Aslında siz geldiniz.
ESER: Nerede olduğumuz konusunda yazıya ayrıntı vermeyelim isterseniz.
VERNE: Neden?
ESER: Okurun kafası karışmasın. Sonuçta siz 1905'te öldünüz.
VERNE: Evet.
ESER: Başınız sağ olsun.
VERNE: Benim mi?
ESER: Yakınlarınıza da iletirsiniz.
VERNE: Onlar da öldü.
ESER: O zaman topluca başınız sağ olsun.
VERNE: Röportaja geçebilir miyiz?
ESER: Elbette. Sizi fazla tutmayacağım. Zaten nereden izin alıp geldiğinizi bilmiyorum.
“SEKSEN GÜN ÇOK UZUN”
ESER: Seksen Günde Devriâlem en ünlü eserlerinizden biri.
VERNE: Evet.
ESER: Ben araştırdım.
VERNE: Memnun oldum.
ESER: Uçakla çok daha kısa sürüyor.
VERNE: Kitabı 1872 yılında yazdım.
ESER: Bahane üretmeyelim.
VERNE: Bahane değil. O dönemde ticari uçak yoktu.
ESER: O zaman niye seksen gün diye bu kadar kesin konuştunuz?
VERNE: Çünkü romanın konusu buydu.
ESER: Bugün İstanbul'dan Paris'e üç buçuk saatte gidiliyor.
VERNE: Güzel.
ESER: Phileas Fogg'un bundan haberi var mıydı?
VERNE: 1872'de yaşayan hayalî bir karakterin bugünkü uçuş tarifesinden haberi olmasını mı bekliyorsunuz?
ESER: İnsan seyahate çıkmadan biraz araştırır.
VERNE: Nasıl araştıracak?
ESER: İnternetten.
VERNE: İnternet yoktu.
ESER: Google Maps?
VERNE: Yoktu.
ESER: Tripadvisor?
VERNE: Yoktu!
ESER: Booking?
VERNE: Mösyö Sözkeser, elektrik bile her yerde yoktu!
ESER: Valla ben böyle hazırlıksız seyahate çıkmam.
KAPTAN NEMO'NUN EHLİYETİ VAR MIYDI?
ESER: Gelelim Denizler Altında Yirmi Bin Fersah'a.
VERNE: Buyurun.
ESER: Kaptan Nemo.
VERNE: Evet.
ESER: Nautilus adlı denizaltısıyla denizlerde dolaşıyor.
VERNE: Doğru.
ESER: Ehliyeti var mı?
VERNE: Ne ehliyeti?
ESER: Denizaltı ehliyeti.
VERNE: Böyle bir ehliyet yoktu.
ESER: Ruhsat?
VERNE: Hayır.
ESER: Sigorta?
VERNE: Hayır.
ESER: Kasko?
VERNE: Hayır!
ESER: Muayene?
VERNE: Mösyö Sözkeser...
ESER: Bir dakika üstat. Adam ruhsatsız, sigortasız, muayenesiz araçla okyanusun altında geziyor. Siz bunu kahraman diye yazmışsınız.
VERNE: Kaptan Nemo gizemli bir karakterdir.
ESER: Gayet gizemli. Trafik polisi de bulamamış zaten.
DÜNYANIN MERKEZİNDE ÇEKİYOR MU?
ESER: Dünyanın Merkezine Yolculuk.
VERNE: Evet.
ESER: Profesör Lidenbrock, İzlanda'daki bir volkandan dünyanın derinliklerine iniyor.
VERNE: Doğru.
ESER: Telefon çekiyor mu?
VERNE: Yine başladık.
ESER: Acil durumda sordum.
VERNE: Telefon henüz yoktu.
ESER: Powerbank?
VERNE: Telefon yoksa powerbank'i ne yapacak?
ESER: Haklısınız. Fener şarj eder.
VERNE: ...
ESER: Bir de şunu merak ediyorum. Dünyanın merkezine kadar gidiyorsun. İnsan bir konum atar.
VERNE: Kime?
ESER: Hanıma mesela. “Biraz gecikeceğim, dünyanın merkezindeyim.”
VERNE: Mösyö Sözkeser...
ESER: Evde merak ederler üstat.
AY'A GİTTİ AMA DÖNÜŞ BİLETİ ALMADI
ESER: Ay'a Seyahat de var.
VERNE: Dünya'dan Ay'a.
ESER: Aynı şey.
VERNE: Değil.
ESER: Sonuçta Ay var.
VERNE: Bu mantıkla bütün deniz romanları da aynı kitap olur.
ESER: Güzel fikir aslında. Toplu basarsınız.
VERNE: Öldüm ben.
ESER: Telifçiler ilgileniyordur.
VERNE: Devam edin.
ESER: İnsanları dev bir topla Ay'a göndermek fikri nereden geldi?
VERNE: Bilimsel gelişmelerden ve hayal gücünden.
ESER: NASA'yla görüştünüz mü?
VERNE: NASA 1958'de kuruldu.
ESER: Siz?
VERNE: 1905'te öldüm.
ESER: Onlar biraz ağır davranmış o zaman.
VERNE: Yaklaşık elli üç yıl.
ESER: Kamu kurumu sonuçta.
“GELECEĞİ TAHMİN ETMEDİM, DÜŞÜNDÜM”
ESER: Size “geleceği gören adam” diyorlar.
VERNE: Ben kâhin değildim. Bilimsel gelişmeleri takip ediyor, bunların nereye varabileceğini hayal ediyordum.
ESER: Yani gelecekten haber vermiyordunuz?
VERNE: Hayır.
ESER: Emin misiniz?
VERNE: Eminim.
ESER: 2026 için bir şey var mı?
VERNE: Yok.
ESER: Dolar?
VERNE: Bilmiyorum.
ESER: Altın?
VERNE: Bilmiyorum.
ESER: Bitcoin?
VERNE: O nedir?
ESER: Bunu bilmiyorsanız geleceği gördüğünüz konusunda ciddi şüphelerim oluştu.
VERNE: Zaten görmediğimi söylüyorum!
ESER: Ben de onu diyorum.
VERNE: Aynı şeyi söylemiyoruz.
ESER: Aynı noktaya geldik ama.
VERNE: Nasıl?
ESER: Bilmiyorsunuz.
JULES VERNE'DEN YAZAR ADAYLARINA TAVSİYE
ESER: Genç yazarlara ne önerirsiniz?
VERNE: Okusunlar. Bilimi takip etsinler. Dünyayı merak etsinler. Araştırsınlar. Hayal kursunlar.
ESER: Yapay zekâ?
VERNE: Nedir?
ESER: Kitabı söylüyorsunuz, yazıyor.
VERNE: Sizin yerinize mi?
ESER: Evet.
VERNE: O zaman yazar ne yapıyor?
ESER: “Biraz daha duygusal olsun” diyor.
VERNE: ...
ESER: Bazen de “bu olmadı, tekrar dene.”
VERNE: ...
ESER: Zor meslek.
VERNE: Ben seksen dört roman yazdım.
ESER: Elle mi?
VERNE: Evet.
ESER: Allah rahmet eylesin.
SON SORU
ESER: Son olarak... Bugün yaşasaydınız hangi kitabı yazardınız?
VERNE: Belki Mars'a yolculuğu anlatırdım. İnsanlığın başka gezegenlere ulaşmasını...
ESER: Yazıldı.
VERNE: Okyanusların henüz keşfedilmemiş derinliklerini...
ESER: Belgeseli var.
VERNE: Yapay zekânın insanlık üzerindeki etkisini...
ESER: Herkes onu yazıyor.
VERNE: Peki sizce ne yazmalıyım?
ESER: Evden Çıkmadan Devriâlem.
VERNE: Konusu ne?
ESER: Adam koltukta oturuyor. İnternetten dünyayı geziyor.
VERNE: Macera nerede?
ESER: İnternet kesiliyor.
VERNE: ...
ESER: Sonra müşteri hizmetlerini arıyor.
VERNE: ...
ESER: Yirmi dakika bekleme müziği.
VERNE: Korku romanı bu.
ESER: İkinci kitap daha sert.
VERNE: Ne oluyor?
ESER: Modemi kapatıp açıyor.
VERNE: Mösyö Sözkeser, ben mezarıma dönmek istiyorum.
ESER: Son bir fotoğraf alabilir miyiz?
VERNE: Hayır.
ESER: Röportaj için teşekkür ederiz.
VERNE: Ben etmiyorum.
RÖPORTRAŞ NOTU
Jules Verne görüşmenin ardından 1905 yılına geri dönmek istediğini söyledi. Kendisine bunun teknik olarak mümkün olmadığını anlattık.
“Geldiğim yol hâlâ açık,” dedi.
Nereden geldiğini sorduk.
Cevap vermedi.
Eser Sözkeser araştırmaya devam ediyor.
Röportraş'ta yer alan söyleşiler tamamen kurmaca, mizah ve parodi amacıyla hazırlanmıştır. Tarihî kişilere atfedilen diyaloglar gerçek beyan değildir.
RÖPORTRAŞ
Eser Sözkeser, Jules Verne'le Geleceği Konuştu:
“Seksen gün biraz uzun değil mi üstat?”
