
Cemre EDES KARABULUT
AĞUSTOS 2026
BÜYÜK LOKMA YE, BÜYÜK SÖZ SÖYLEME
Fotoğraf çekerken kendimle yeniden tanışıyorum dersem abartmış olmam.
Bu sürecin bana öğrettiği en büyük şey, kendime karşı ne kadar ön yargılı olduğumdu.
“ Ben onu yapmam, Asla oraya gitmem” gibi keskin cümlelerim vardı. Fotoğrafa başlarken de durum farklı değildi; “Ne işim olur çiçekler böcekle? Ben manzara çekeceğim” diyordum.
Fakat geniş açılardan yakın planlara geçtikçe işler değişti. Detaylara indikçe büyüleyici bir dünyayla karşılaştım. O güne kadar bir çiçeğe sadece baktığımı ama onu gerçekten görmediğimi anladım. Lensle yakınlaştıkça doğanın her bir detayına hayran kalıyorum.
Artık kadrajımda sadece pembe ya da sarı bir çiçek yok. O çiçeğin hayata tutunan dalları, bir harita gibi uzanan yaprak dalları, rüzgarda sallanan bir örümcek ağı ya da yaprağın üzerine sığınmış küçük bir uğur böceği var.
Detaylarda saklı olan o derinlik beni benden alıyor.
Boşuna dememiş eskiler “Büyük konuşma” diye.
Bakmanın ötesine geçip görebildiğimiz, kendi katı kurallarımızı esnetebildiğimiz ve en önemlisi ön yargılarımızdan sıyrıldığımız bir Ağustos olsun hepimize.
Sevgiyle…
SESLENDİREN: Rana TOKA




TEMMUZ 2026
Fotoğraflar Hatırlatır Hatıralarını İnsana
Fotoğraf çekmek, fark etmektir. Çünkü bakmak, görmek değildir. Bir yere, bir şeye ya da birine bakmak; onu gerçekten gördüğün anlamına gelmez.
Görmek; anlamayı, hissetmeyi ve bağ kurmayı gerektirir.
Ben fotoğraf çekerken yalnızca bir kare yakalamıyorum; o An'ı donduruyorum. O An, çektiğim karede saklanıyor, arşive kaydoluyor ve zamanla bir hatıraya dönüşüyor. Bu, içinde bulunduğun An'ı ölümsüzleştirmek gibi bir his.
Zaman zaman çektiğim fotoğraflara yeniden baktığımda ise sanki geçmişe kısa bir yolculuk yapıyorum. O An'a geri dönüyor, neler yaşadığımı ve neler hissettiğimi yeniden hatırlıyorum. İşte bu yüzden benim için fotoğraf çekmek, sadece bir görüntü kaydetmek değil; hisleri ve anıları zamana emanet etmektir.




SESLENDİREN: Rana TOKA
